Efsanevi kariyerinde yüzden fazla filmde rol almış olan Willem Dafoe, çok yönlülük, cesaret ve zamanın en ikonik filmlerinden bazılarına tarz getirdiği için uluslararası olarak saygın bir yere sahiptir. İnsan karakterlerini keşfetme konusundaki sanatsal merakı, onu dünyanın dört bir yanındaki projelere, irili ufaklı, Hollywood filmlerine ve bir çok bağımsız yapımcılı sinema filminde rol almasını sağlamıştır. Dafoe alanındaki yetkinliği ve merakı sayesinde kariyerinde 4 Oscar Akademi Ödülü adaylığı dâhil 77 ödül ve 115 ödül adaylığını elde etmiştir.
Ayrıca sinematografiye adanmış bir festival olan The International Film Festival of the Art of Cinematography Plus Camera imaj festivalinde de “Sinema sanatına büyük katkı özel ödülü” ile ödüllendirildi. İsveç’teki, “Stockholm Uluslararası Film Festivali”nde sunulan “Stockholm Başarı Ödülü”nü kazandı. Bu ödül, dünyanın en yetenekli ve çok yönlü oyuncularından biri olduğu için Dafoe’ye verildi.
Tam adı William James Dafoe olan aktör 22 Temmuz 1955’te, ABD’nin Wisconsin eyaletinin Appleton kentinde doktor William Alfred Dafoe ve eşi Muriel Isabel’in oğlu olarak dünyaya geldi. Beş kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Ailesinin kökeni bilinmemektedir.
“Appleton East Lisesi”nde okuduktan sonra, 17 yaşındayken oyunculuk eğitimi almak için Milwaukee’deki, “Wisconsin Üniversitesi”ne kaydoldu. Ancak, kısa süre sonra üniversitenin tiyatro bölümünden sıkıldı. Üniversiteden ayrıldı ve Milwaukee’deki deneysel tiyatro topluluğu “Theatre X” e katıldı.
Dafoe, 1980’de Michael Cimino’nun, “Heaven’s Gate” filminde küçük bir rol aldı, ancak ekranda görünme süresi düzenleme sırasında uygun bulunmadığı için kesildi. 1982’de bir motosiklet çetesini konu alan ‘The Loveless’ adlı bağımsız bir filmde rol aldı.
1983’te romantik korku filmi “Açlık”da küçük bir rol oynadı. 1984’te üç ayrı filmde rol aldı ama filmlerinden hiçbiri gişede başarılı olamadı.
1985 yapımı gerilim filmi ‘To Live and Die in L.A’de dolandırıcılık yapan Rick Masters rolünü oynadı. Film başarılı oldu ve Dafoe oyunculuk becerileriyle ilk kez yapımcıların ve eleştirmenlerin dikkatini çekti.
Dafoe’nun, ‘Akademi’ ödüllü savaş filmi Müfrede’de (1986) Çavuş Elias’ı canlandırması, karakter oyuncusu olarak yerini sağlamlaştırdı. Çavus Elias olarak ortaya koyduğu performansı ona en iyi yardımcı oyuncu dalında bir Oscar adaylığı getirdi.
Sonraki filmlerinden bazılarında, özellikle ‘The Last Temptation of Christ (1988) filminde Hz. İsa olarak, Yaşamak İçin (1989) filminde bir Yahudi boksör ve Flight of the Intruder (1991) filminde bir Teğmen gibi çeşitli roller denedi. 1990’larda, “Tom & Viv” (1994), “Victory” (1996), “İngiliz Hasta” (1996) ve “New Rose Hotel” (1998) gibi birçok filmde rol aldı.
Yeni milenyumda çok başarılı bir on yıl geçirdi. “Vampirin Gölgesi” (2000) filminde bir vampir olan “Max Schreck”i canlandırdı ve bu performansı ona çok sayıda övgü kazandırdı. Örümcek Adam (2002) filminde kötü karakter “Yeşil Cin” i canlandırdı. Bu karakter ile gösterdiği performansı izleyicilerin gözünde onlarla bütünleşmesine neden oldu. Sonrasında “Kayıp Balık Nemo” (2003) animasyon filminde Gill karakterine ses verdi.
2005 yılında eşi Giada Colagrande’nin yönettiği “BeforaIt Had A Name” filminde rol aldı. Dafoe ve Colagrande senaryoyu birlikte yazmıştı. On yılın sonlarına doğru, “İçerideki Adam” (2006), “The Walker” (2007), “Örümcek Adam 3” (2007) ve “Diriliş (Adam Resurrected)” (2008) gibi bir dizi filmde rol aldı.
Bir bilim kurgu korku filmi olan “Vampir İmparatorluğu” (2009) ve başrolünü oynadığı macera gerilim filmi “Avcı” (2011) gibi filmlerde rol aldı. Seçildiği roller insanların gözünde onun kötü karakter imajı ile görünmesine neden oldu.
Vampir İmparatorluğu filmindeki performansı ile en iyi yardımcı oyuncu dalında Oscar Akademi Ödülüne aday olması, bir vampir rolü ile Oscar Ödülü’ne aday olan oyuncu olmasını sağladı.